18 Mart 2016 Cuma

For One Fine Day (9) Bölüm


Yong hala Esin'den bir haber alamamıştı. Elindeki telefona son kez bakıp yorganı kafasına çekti. Odaya giren Minhyuk'un sesi yorganı yeniden açmasını sağladı.
"Hyung menejer aradı biraz gecikecekmiş."
"Tamam."
Minhyuk odadan çıkacaktı ki Yong'un sesindeki umutsuzluk çıkmasına mani oldu.
"Hyung Esin'den cevap var mı?"
"Hayır. Telefonu hala kapalı."
"Neden kapalı acaba. Çalışıyor olabilir mi?"
"Bilmiyorum Minhyuk... Onunla ilgili hiç bir şey bilmiyorum."
Gerçek bundan ibaretti ve her geçen gün bu gerçeğin ağırlığını biraz daha hissediyordu.
"Üzülme hyung belki bir şey olmuştur."
Minhyuk'un bu sözleri Yong'u rahatlatacağına aksine daha da telaşlandırdı. Bütün vücudunu aniden bir ateş kapladı.
"Ne olmuştur. Minhyuk ne demek istiyorsun."
"Telefonuyla alakalı. Çalıştığı şirketimi arasan. Onlar biliyordur.
"Çalıştığı yeride bilmiyorum ki."
"Menajerde mutlaka şirketin numarası vardır. Tercüman işini o ayarlamıştı. Bir bahaneyle numarayı alırız ondan."
"Minhyuk sen dahi olmalısın."
############################################################
Yong kulağı kapıda sabırsızlıkla menajerin gelmesini bekliyordu. Kafasında bir sürü soru vardı ve bunlara ancak Esin'e ulaşabilirse cevap alabilirdi. Düşündükçe içi daralınca bilgisayarın başına geçti. İstanbul'a gittiğinden beri beste yapmamıştı. Birşeyler üretmek belki iyi gelebilirdi ama müzik sevgisi bile kafasındaki düşüncelerin önüne geçememişti. Her notada biraz daha Esin'e odaklanıyordu. Esin...Esin... Esin.. Kafasındaki sesi susturmak müziği son ses açtı ve kendini yatağa bıraktı. Bir süre sonra içeri Lee Shin girdi ve müziği kapattı.
"Hyung menajer geldi. Seni bekliyoruz."
"Tamam geliyorum."
Menajer üyelerin bu haftaki programlarının ve çekimlerinin detaylarını anlattı. Yong'un ilgisini sadece İstanbul kısmı çekmişti ki Lee Shin'in programa sonradan dahil olacağını söyleyip konuyu kapatmıştı menajer. Bütün planların üzerinden geçtikten sonra menajer evden ayrılmak için hazırlandı. Kapıya doğru yönelince Yong durdurdu.
"Subeim bir şey soracaktım."
"Oh tabi programla mı alakalı."
"İstanbul'dayken tercüman ayarlayan şirketin numarası var mı?"
"Evet var. Oh uçak meselesi yüzündense biz o konuyu şirketle hallettik."
"Kişisel bir eşyam bana yardım eden tercümanın evinde kalmış. Ona ulaşmam gerek."
"Ben halledebilirim istersen. Sen programına odaklan."
"Ben halletsem daha iyi olacak. Hem teşekkür etme fırsatım olur."
"Peki."
Numarayı alan Yong menajeri uğurlayıp odasına geçti. Hemen numarayı aradı. Telefonu açan bayandan Esin'le ilgili bilgi almaya çalıştı. Telefondaki bayanada Esin'de bir eşyası kaldığını kendisine ulaşması gerektiğini anlattı. Ama pek başarılı olamamıştı. Daha telefonu kapatmadan Minhyuk odaya daldı. Yong'un konuşması biter bitmez merakla sordu.
"Ne oldu ulaşabildin mi Esin'e"
"Hayır. İzinliymiş şehir dışındaymış."
"Telefonuna neden bakmıyormuş. Bir şey öğrenebildin mi?"
"Evet. Şirket telefonuymuş sadece iş için kullanıyormuş. İşi bitince şirkete bırakmış."
"Kendi telofonunu alsaydın."
"Sordum ama özel numarasını veremezmiş."
"Ee nasıl ulaşacaksın Esin'e."
"Bilmiyorum."
"İstanbul'a tekrar gittiğimizde Esin mi olacak tercümanımız. Onu sordun mu?"
"İş planı Esin ile yapılmış ama Esin izne ayrıldığı için değişiklik olabilirmiş kesin bir bilgisi yokmuş."
"En azından neden cevap vermediğini öğrenmiş oldun belki sana kızgın değildir."
"Umarım öyledir."
"Hyung ne yapmayı düşünüyorsun. Esin ile aranda bir şeyler olursa ne yapacaksın. Sen biliyorsun değil mi. Türkiye'de kalamazsın. Esin buraya gelirsede başkan sorun çıkarabilir."
"Biliyorum ama bilmem bir şeyi değiştirmiyor ki. Ona Kore'ye gel dedim ama kabul etmedi."
"Ne yani seni red mi etti."
"Öyle değil. Sadece ona yardım etmek istediğimi söyledim ama buraya gelmemek için bilmediğim sebepleri var."
"Hyung duygularını bile bilmiyor ve sen onun için burada günlerdir kendini yiyorsun. Bu kadar kısa sürede onu nasıl tanıyabildin."
"Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum ama sanki uzun süredir tanıyormuşum gibi. Orada beni bekliyormuş ve ben uzun zamandır onu arıyormuşum."
"Hyung bu kız seni fena çarpmış."
"Onunla geçirecek sadece bir günüm bile olsa buna değer. İnan değer. Şuan saçma gelebilir ama onunla tanışınca bana hak vereceksin. Onunlayken farkında değildim ama şimdi anlayabiliyorum. Sanki o benim eksik parçam."
"Hyung sen insanlar konusunda hiç yanılmadın. Esin 'de çok iyi biridir mutlaka. Ben sadece senin için endişeliyim. Bu çok zor olacak." 
Yong Minhyuk'u duygularına ikna ederken günlerdir içini yakan endişenin kaynağını kendisinede itiraf  ediyordu. Esin'le nereye kadar gidebilirdi. Daha bu soruya cevap bulamamışken şimdi çok daha büyük bir endişesi vardı. Esin'i bir daha görebilecek miydi.???